Kurumsal web sitesi nasıl olmalı? 12 maddelik liste
İlk ekran, hizmet sayfaları, güven unsurları, form, metin ve güvenlik: kurumsal sitenizi on dakikada baştan sona geçirebileceğiniz on iki maddelik liste.
Kurumsal site
Kurumsal site, şirketin dijital broşürü değildir. Doğru kurulduğunda satış ekibinin en sabırlı üyesidir: gece ikide de açıktır, aynı soruya yüzüncü kez aynı düzgün cevabı verir. Yanlış kurulduğunda ise kartvizitin üstünde yazan bir adresten ibarettir. Aşağıdaki liste, sitenizin hangisi olduğunu on dakikada anlamanızı sağlar.
Önce şu soruyu cevaplayın: bu site ne yapacak?
Site telefon mu çaldıracak, form mu doldurtacak, teklif mi toplayacak, yoksa sadece “gerçek bir firmayız” demesi mi yetiyor? Cevap değişince sitenin tamamı değişir. Telefon çaldırmak isteyen bir firmada numara her ekranda görünür; teklif toplayan bir firmada asıl emek formun sadeliğine harcanır. Bu soruyu atlayan siteler her şeyi biraz yapar, hiçbirini iyi yapmaz.
İlk ekran beş saniyelik sınavı geçmeli
Ziyaretçi sayfayı açtığında üç şeyi hemen görmeli: ne yaptığınızı, kime yaptığınızı ve ne yapması gerektiğini. “Vizyonumuz geleceğe değer katmaktır” cümlesi bu üçünden hiçbirini söylemez; “Bursa’da sondaj ekipmanı ve yedek parça tedariği” söyler. Test etmek kolay: siteyi tanımayan birinin karşısında açın, beş saniye sonra kapatın ve ne anladığını sorun. Alacağınız cevap, ilk ekranınızın notudur.
Her hizmet kendi sayfasında anlatılmalı
Kurumsal sitelerde en çok para kaybettiren teknik karar budur. Beş hizmetinizi tek sayfada alt alta listelediğinizde, Google’ın elinde o beş kelime için gösterebileceği tek bir adres kalır ve o adres hiçbirinde güçlü olamaz. Her hizmet kendi sayfasına ayrıldığında hem arama sonuçlarında ayrı ayrı çıkarsınız hem de ziyaretçi aradığı şeyi ilgilenmediği dört hizmetin arasından ayıklamak zorunda kalmaz.
On iki maddelik kontrol listesi
- Ne yaptığınız ilk ekranda tek cümlede anlaşılıyor mu?
- Her hizmetin kendi sayfası ve kendine ait başlığı var mı?
- Telefon numarası her sayfada duruyor ve telefondan dokununca arama başlatıyor mu?
- Adres, çalışma saatleri ve harita güncel mi?
- Telefonda yazılar zorlanmadan okunuyor, butonlara parmakla rahat basılıyor mu?
- Sayfa yüklenirken içerik zıplıyor mu? Görsellere yer ayrılmadığında olur.
- Formdan gelen talep gerçekten e-postanıza düşüyor mu? Kendinize bir test gönderin.
- Referans, sertifika, ekip fotoğrafı gibi doğrulanabilir güven unsurları var mı?
- İçeriği ajansa yazmadan kendiniz güncelleyebiliyor musunuz?
- Her sayfanın Google’da görünecek kendi başlığı ve açıklaması yazılmış mı?
- Site https ile açılıyor, adres çubuğunda kilit simgesi görünüyor mu?
- Yedek alınıyor mu ve son yedeğin ne zaman alındığını biliyor musunuz?
Güven unsurları: en çok atlanan, en çok işe yarayan kısım
Ziyaretçinin kafasındaki ilk soru çoğu zaman “bu iş ne kadar tutar” değil, “bu firma gerçek mi” sorusudur. Açık bir adres, gerçek bir telefon, vergi bilgisi, kendi çektiğiniz fotoğraflar ve isimli müşteri yorumları bu sorunun cevabıdır. Buradaki tek kural şudur: uydurulmuş hiçbir şey işe yaramaz. Fotoğraf bankasından alınmış “ekibimiz” görseli birkaç saniyede tanınır ve güveni artırmaz, düşürür. Referansınız azsa az yazın; olmayanı yazmaktansa az yazmak her zaman daha iyidir.
Metni kurumsal dille değil, müşterinin diliyle yazın
“Sektördeki tecrübemizle müşteri memnuniyetini esas alarak faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz” cümlesi hiçbir şey anlatmaz ve neredeyse her firmanın sitesinde vardır. Onun yerine şunları yazın: ne yapıyorsunuz, kime yapıyorsunuz, ne kadar sürede teslim ediyorsunuz, hangi bölgelere hizmet veriyorsunuz. Pratik bir yöntem var: müşterilerin telefonda size sorduğu ilk beş soruyu bir kâğıda yazın, sitedeki metin o beş sorunun cevabı olsun. Bu, hem ziyaretçiyi hem de arama motorlarını aynı anda memnun eden tek yaklaşımdır.
Form çalışıyor mu, emin misiniz?
Kurumsal sitelerdeki en sessiz arıza budur. Form gönderilir, ekranda teşekkür yazısı çıkar, mesaj hiçbir yere ulaşmaz. Aylarca fark edilmez, çünkü gelmeyen talebi kimse aramaz. Ayda bir kendi sitenizden form doldurun ve gelen e-postanın istenmeyen klasörüne düşüp düşmediğine de bakın; en sık sebep budur. Talepleri tek bir kişisel adrese değil, ekipteki iki kişinin göreceği bir adrese yönlendirmek de işi sağlama alır.
Güvenlik teslim günü biten bir iş değildir
SSL sertifikası ve güvenlik başlıkları asgari şarttır ama tek başına yetmez. Formlara düşen otomatik spam’i engelleyen bir koruma, yönetim paneline yapılan giriş denemelerine karşı istek sınırı ve düzenli alınan yedek de gerekir. Yedeğin en önemli kısmı ise geri yükleyebilmektir: yedeğiniz var ama hiç denemediyseniz, yedeğiniz olduğunu henüz bilmiyorsunuz demektir. Yılda bir kez deneyin, on dakikanızı alır.
Teslimden sonra siteyi kim güncelleyecek?
Kurumsal sitenin ömrü güncellenebilirliğiyle ölçülür. Yeni bir hizmet eklediğinizde, ekibiniz değiştiğinde veya fiyatlarınız yenilendiğinde bunu kendiniz yapabilmelisiniz. Yönetim paneli olmayan bir site birkaç ay içinde eskimeye başlar, çünkü her küçük değişiklik için birine yazmanız gerekir ve bir süre sonra yazmayı bırakırsınız. Panelin hangi pakette geldiğini paketler sayfasındaki karşılaştırma tablosunda görebilirsiniz; fiyat farkının nereden çıktığını ise web sitesi maliyeti yazımızda kalem kalem açtık.
Bu konuda ne yapıyoruz
Bu konuda yardım ister misiniz?
Ücretsiz ön görüşmede işinizi dinleyip size uygun yolu öneriyoruz. Bağlayıcı değil.
İlgili yazılar
Tüm yazılar
Kurumsal site
Formunuz neden doldurulmuyor? İletişim sayfası hataları
Ziyaretçi geliyor, sayfayı okuyor, forma kadar iniyor ve göndermeden çıkıyor. Bu kaybın sebebi genelde formun kendisinde saklı.
Kurumsal site
Hazır tema ile özel tasarım arasındaki gerçek fark
Aradaki fark ilk gün görünmez; ikisi de düzgün durur. Fark, sayfa eklemek istediğinizde ve siteyi telefonda açtığınızda ortaya çıkıyor.
Kurumsal site
Alan adı seçerken: uzantı, isim ve sahiplik
Alan adı, sitedeki tek geri alınamaz karardır. Tasarım değişir, sunucu değişir; adres bir kere yerleşince değiştirmek pahalıya patlar.